3 Eylül 2008 Çarşamba

yok bişi..

iş günlerinden nefret ediyormuşum meğer. kuleden, uzun camlardan, havasız koca kattan, kravatlı erkeklerden, döpiyesli kadınlardan, bilgisayarlardan (dizüstü olanlarından), dokümanlardan, use case diagramlardan, gereksinimlerden, "ve daha bir sürü şey".... öffff!!

yaz olsun bahar olsun. balayı olsun, bal haftası olsun. hep olsun. bizim olsun. güzel olsun. biri beni kurtarsın bu kuleden!! saçlarım eskisi kadar uzun değil. dayanamadım tabii ki. makas kadar kısa, atlas kadar uzun, kudra kadar "kat"sız değil. rapunzel de olamazsam kim ne yapsın beni?

yapmadığım, yapamadığım işler var elimde. "yapamıyorum" dedikçe sası bir lokma gibi büyüyor ağzımda. büyüdükçe de yutulması hepten güç geliyor. ama hani insanın açıp bakası bile gelmez ya.. o tarz. sınav olsa, bildiğim bu der kurtulurdum.

hanemde ise güneş var bu ara. akşamları yemek yapıyorum. ama bir sonraki günün yemeğini. iftar yemeğim zaten hazır oluyor. ısıtıyorum, bir de yanına salata. tarhana çorbası, peynir, pide üçlüsü olmazsa olmaz. atlas bize iftara ne zaman gelir ki. ev çok pis. kimsenin temizleyesi yok. yemekten sonra herkes uykuya. bunun bir de sahuru var zira. pis olsun bizim olsun. işe gitmeyeyim ben hiç. yemek de yaparım çocuk da. kariyeri başkası yapsın. beyim yapsın. ben mala bağlayayım tezden. sonra bir vesile bulur bundan da sıkılırım. ama şimdi bunu yapayım.

oyyy oy! demicektik gayrı.
o vakit; öfffff! öf!

Hiç yorum yok: