
Uykunda ağlıyorsun...
Uykunda öpüyorum seni. Korkmadan ağlıyorum seninle. Senin için bir şey yapamayışıma, seni bu dünyada yapayalnız, kimsesiz bırakışıma ağlıyorum. Senin için gerçeklik yok; bu hayat, bu hayatın kuralları yok. Kendine nasıl derinden ve katıksız inanıyorsan, bu hayata, bu insanlara da öyle inanıyorsun. Bunu sana ben anlatamam. “Bak bu sensin, bak bu da hayat, bu da kuralları, bak insanlar seni aslında nasıl görüyor, yok bu hayatta duygularının karşılığı!” diyemem. Seni sevginden uyandıramam.
Uykunda öpüyorum seni. Korkmadan ağlıyorum seninle. Senin için bir şey yapamayışıma, seni bu dünyada yapayalnız, kimsesiz bırakışıma ağlıyorum. Senin için gerçeklik yok; bu hayat, bu hayatın kuralları yok. Kendine nasıl derinden ve katıksız inanıyorsan, bu hayata, bu insanlara da öyle inanıyorsun. Bunu sana ben anlatamam. “Bak bu sensin, bak bu da hayat, bu da kuralları, bak insanlar seni aslında nasıl görüyor, yok bu hayatta duygularının karşılığı!” diyemem. Seni sevginden uyandıramam.
....
Herkes gibi hırslarım yok. Hırs diye “bildiğim” tek bir şey var benim hayatımda. Kariyer, başarı, hayallerimdeki araba yok... Benim başarım, başka dağlarda geziniyor hala. Gerçek dünyaya, yeni dünya insanlarına inatla başka yerlerde geziyor. Gözümü para hırsı, kariyer, kazanma isteği bürüsün, bunlar olunca da “başardım” diyebileyim kendime. Bütün bunlarla uğraşırken de, düşüncelerime zaman kalmasın, beklenti kurmasın beynim dünyadan. Yeni dünya insanı olayım ben de. Onüç yaşımda devreye giren, soyut kavramlar dönemim ne yaptı benim somut kavramlarımı. Çok mu güçlü bastırdı da yok etti, bendeki bütün-somut- her şeyi. Şimdi başa dönelim mi? Somut düşüncelere, gerçek dünyaya, esas olan her şeye, çok çalışmam gerekiyor çok, diyen günler nerede? Ben bütün bunlarla uğraşayım da, zaman geçsin, unutayım kendimi.
Yoksa, "benim başarım" diye bildiğim şey yok, bu dünyada yok...
Bu iş, bu ev, bu oda benim değil. Ama dur çıkma odadan, o duvardaki gözler senin. Senin gözlerine benzeyen kocaman o gözler, senin bebeğine ait. Elindeki, afilli diş kaşıyacağını alıp, eline koca bir portakal tutuşturup da, oturup izlediğin, izlerken de; “o portakal da senin gibi 6 aylık, sen annene, o yağmura borçlu bugününü, ama senin gibi şanslı değil, o senin akranın, o, portakal ... .... ...” diye düşündüğün o bebek senin.
Dur teyze, nereye gidiyorsun? Daha büyüyeceğim, avucunun içinde elim kaybolacak. Hayvanat bahçesine götür beni, ama dur, sus teyze, sadece isimlerini bileyim hayvanların. Bana filleri gösterip de, ayaklarının taşıdığı tonlarca yükten bahsetme, gorilleri gösterip de, insana yakın duran hayvanlardır deme, onların acı hislerini, bunu anlayabileceğimizi anlatma bana. Ben yolda yürürken, çimenlerin içinde ki papatyaya bakıp hüzünlenmeyeyim teyze. Evet, sana borçluyum koca gözlerimi, ben büyüyeyim, ama onlar ilk günkü gibi baksın, olmasın hüzün, hüznüne benzemesin.
Dur teyze, doğru dur, doğru dur gebertirim.
Yoksa, "benim başarım" diye bildiğim şey yok, bu dünyada yok...
Bu iş, bu ev, bu oda benim değil. Ama dur çıkma odadan, o duvardaki gözler senin. Senin gözlerine benzeyen kocaman o gözler, senin bebeğine ait. Elindeki, afilli diş kaşıyacağını alıp, eline koca bir portakal tutuşturup da, oturup izlediğin, izlerken de; “o portakal da senin gibi 6 aylık, sen annene, o yağmura borçlu bugününü, ama senin gibi şanslı değil, o senin akranın, o, portakal ... .... ...” diye düşündüğün o bebek senin.
Dur teyze, nereye gidiyorsun? Daha büyüyeceğim, avucunun içinde elim kaybolacak. Hayvanat bahçesine götür beni, ama dur, sus teyze, sadece isimlerini bileyim hayvanların. Bana filleri gösterip de, ayaklarının taşıdığı tonlarca yükten bahsetme, gorilleri gösterip de, insana yakın duran hayvanlardır deme, onların acı hislerini, bunu anlayabileceğimizi anlatma bana. Ben yolda yürürken, çimenlerin içinde ki papatyaya bakıp hüzünlenmeyeyim teyze. Evet, sana borçluyum koca gözlerimi, ben büyüyeyim, ama onlar ilk günkü gibi baksın, olmasın hüzün, hüznüne benzemesin.
Dur teyze, doğru dur, doğru dur gebertirim.
2 yorum:
biff bu resimdeki insanımsı kurbağalar garibime gidiyor..ıyyy..
yeşil değiller artık da ondan...
Yorum Gönder