2 Kasım 2011 Çarşamba

itiraflar

bugun bir seyi kabul etmeye karar verdim. cunku daha fazla kendimi kandiramiyorum. yapmak istedigim is bu degil. yani hububat ustune calismak, arsivde belge toplamak ve osmanli iktisadinin bilinmeyen yonlerine isik tutmak degil. bunu kabullenmek uc yilimi aldi. cunku bu konunun onemli olduguna ve bir seyler yapabilecegime inaniyordum, hala da inaniyorum ve ara sira buldugum seylerden oturu heyecanlaniyorum. ama bu heyecan aslinda ilgilendigim seylerin yaninda o kadar sonuk ki. bu ben degilim, cok iyi biliyorum. gercek bir ilgiyle ve istekle calisabilecegim alanlar oldugunu biliyorum. pisman degilim demeyecegim. pismanim. simdiki aklim olsa (bu lafi hic sevmem aslinda) mutlaka bir sosyoloji bolumu bulurdum doktora yapmak icin. mutlaka buyuk bir sehirde olmasina dikkat ederdim universitenin. bu kadar yon belirlemeden, ne istiyorum demeden, yola cikmazdim.

bunlari yakinmak icin yazmiyorum. bu donem, yani su son on yillik donem, bana kendim hakkimda cok sey ogretti. aci cekerek ve rahat oldugumuz alanin disina cikarak olgunlasiyormusuz, oyle diyor psikoterapistler. olgunlasiyor muyuz emin degilim ama suphesiz bir seyler ogreniyoruz. ben pek endiseli bir insan oldugumu ogrendim ornegin. yalnizliktan ne kadar korktugumu, o kadar bagli olmadigimi sandigim koklerimden uzaklastikca hastalandigimi ve hem fiziksel hem de zihinsel olarak zayif dustugumu gordum. kendi kendime rutinler insa etmekte pek basarili olmadigimi, zannettigimden cok fazla insanlarin bana ayna olmasina ihtiyac duydugumu ogrendim. buyudum mu emin degilim cunku hala ogrendiklerimi kabul etmekte ve bunlara ragmen kendimi sevmekte zorlaniyorum. ama deniyorum.

galiba baska bir konuda calismaya baslayacagim. bunu yapamazsam eger bana hatirlatmanizi istiyorum. arada sormanizi: ne istiyorsun? bunu yapmak istiyor musun?

5 yorum:

MAKAS dedi ki...

evlilik bana göre değilmiş. uzatmayacağım. madem itiraf ediyoruz. sevmiyorum bu kümede ki hiç bir şeyi evlenmeden önce sevdiğim kadar.
.(

telsiz dedi ki...

ya iyi diyorsunuz da.. yaşayan organizmalar!! yaşıyorsun işte. bugün bunu seven sen, yarın sevmiyorsun. yarın sevdiğini de öbür güne unutuyorsun zaten. cümlesini kurunca hele bir de, sıkıntı halısının altına süpür süpürebildiğin kadar.. "tango" çalışmaya başlasan bugün, burada, hemen şimdi, 2 güne tango kusup geleceksin eminim. demem o ki, sıkıldığın ne hububat, ne evlilik, ne tango.. böyle insan kendinden gitmek istiyor aslında. Ama içerden net görünmüyor işte, üstüne basmışsın, nasıl göreceksin?

Çok net hatırlıyorum, kudra'yla malta dönüşü, eskişehir yolu üzerinde bir dürümcüdeki sohbetimizi.. nasıl sıkılmıştım Ankara'dan.. istanbul'a kaçtım, ama yetmedi, atlas'ı görmeye gittim, ordan rio'ya.. sonra bigün kendimi telefonda buldum yine, ya ben gitmek istiyorum burdan!! diye aglarken. mantıklı, normal insan kategorisindeki arkadaşımız k., dedi ki "bu ne ya?" "nereye gitmek istiyorsun anlamadım ki? kalktın taa dünyanın öbür ucuna geldin, bi gitmektir, bitmedi" "nereye gidiyon d....? nereye gidiyon?"
ben hep kendimden gitmek istiyorum.. hala.. mümkünse ayda bir sıklıkla.. severim sizi..

atlas dedi ki...

telsizcim dogru diyorsun. kendinden gitmek istekleri hep var, biraz ergen biraz cocuk. ve evet bugun bunu seven sen yarin sevmeyeceksin. ama bazen bugunden yarina gitmek de, degismek de onemli. her zaman degil ama bazen.

bir hayalden bir baska hayele gitmek. ondan da bir gun ayrilmak isteyecegini bilsen bile baska bir seyi istemek. bu o kadar kotu bir sey degil. ben bu istegi iki uc yildir duyuyorum ve biliyorum ne yone dogru gittigimi, ne calismak istedigimi. ilginc olan neden simdiye kadar bunu yapmanin bu kadar zor oldugunu dusunmem. evsiz ya da issiz kalacak degilim, birileri osmanli tarihi calismiyorum diye perisan da olmayacak. o zaman neden.

velhasil insan bir kere kendine bazi etiketleri uygun gordu mu onlardan bile ayrilmasi, kendini baska bir sey yaparken hayel etmesi kolay olmuyor.

yani diyorum hayal etmek iyidir, bazen hakkaten insan daha fazla kendisi olur. fakat su lafim da makas'a: her iliski zor, isin dogasi bu. evliligi de belki baska turlu hayal etmek, baska sekle sokmaya ugrasmak lazim, evlilikten vazgecmek yerine. sen simdi bunla ugrasmayip napicaksin, gene kendinle, gene iletisim kurmakta zorlandigin insanlarla ugrasacaksin. hepimiz gibi. ayrica bu aralar teraziler icin zor bir donem, o yuzden boyle atip tutman normal :)

atlas dedi ki...

bu arada tangoya haksizlik etmeyelim. hic tango kusmadim :) yogadan da kusacagimi sanmam. her biriyle flort donemimde her seyi birakip bir tek onlarla olmak istedim. ask boyle bir sey herhalde. ama sonra seviyeli, sevgi ve saygiya dayali bir iliski kurduk :)

telsiz dedi ki...

TR'ye dönüştü sabah namazı öncesi ya da sonrası yoga seansları başlıyormuş diye duydum :) ben bir 9 aralık notu atayım size de organize olalım.. özledim.