googleda aratarak bir psikoterapistten randevu aldım, aldım çünkü mutlu olamıyorum. pişmanlıklar, keşkeler, kendini suçlamalar peşimi bırakmıyor. peşimi bırakmıyorlar çünkü ben de onları bırakamıyorum. birisi yardım etse diyorum sonra yok etmese diyorum. canım annemi o kadar çok üzdüm ki, şimdi ben onu üzdüğümden daha çok üzgünüm. kızım üzülme diye o benim halime üzülüyor. aslında bu kadar çok üzülecek bir şey yok ortada. o zaman ne var ortada.
babama da bağırdım, bana öyle baktı ki, içim hala eski haline gelmedi. oysa ki geçen ay bana araba almamışmıydı. ve hepsinde tamamen haksızım. hem de tamamen.
neden hep en sevdiklerimi üzüyorum. şimdi yarın anneme babama bir şey olsa nasıl yaşarım ben, ne yaparım. ağlamaktan kendime gelemiyorum. ne oldu? pek de bir şey olmadı. ben gelişimimi 3 basamak attım zannettim, sağa sola "off,puff" dağıttım. tamamen gereksiz. tamamen kırıcı. kendimi kontrol etmeyi öğrenebilecekmiyim, psikologa giden bizden değildir derdim. ben hiç bir şeye karar veremiyorum. çok mutsuzum. kendime gelemiyorum. bu yazıyı yazmakta bile kararsızım. kendimden bıktım, sıkıldım. daha rahat bir insan olmam lazım.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
bak şimdi yavrucuğum nişan sonrası travmasıdır bu. çok sevinince "aman bir dakika nasıl oldu da bunca mutlu oldum ben, biraz kendimi sabote edeyim madem" halidir. biraz hastalıklı bir ruh halidir. ama hepimiz de vardır. endişeye kapılmamak, soğukkanlılıkla kendine karşı stratejiler geliştirmek gerekmektedir.
üzülmesin arkadaşım. ya da birlikte üzülelim.
Yorum Gönder