Varsayımlarımız "gerçek" denen şey karşısında hezimete uğrayabilir yer yer. Birçok şeyi sadece akıl yürütüerek bilebileceğini sanıverir hani insan. Bazen bilebilir de tabii. Mesela, "CHP ağırlıklı olarak kentli ve eğitimli nüfustan oy almaktadır" varsayımı vakti zamanında bizim okuldaki ünsüz bir profesörün tezinde "bilimsel" yöntemler kullanarak ispatladığı bir sonuç halini aldığında, okulun ünlü profesörlerinden biri ona "canım bunu biz zaten biliyorduk, üstüne o kadar tez yazmaya ne gerek vardı" diyebilmiştir. Ama bazen varsaymalar, sanmalar feci yanıltır insanı. "Araştırır" bir bakarsın öyle değilmiş. Kabul etmesi zor olur ama şırrrraaakk sağlam bir tokat! İnsan dediğin kendini fazla ciddiye almamalıymış. "Eee biz bunu biliyorduk, üstüne bilmemkaçsatır yazmaya ne gerek vardı" diyenleri kucaklayıp öpüyorum ve hayatımın geri kalanında onlarla daha sık vakit geçirmeyi diliyorum.
Gelelim bu garip girizgahı yazmama neden olan ana konuya...3-4 gün önce yatmadan bir kaç saat önce izlediğim bir filmden sonra düşünmeye başladım Türkiye'de iyi bir kadın oyuncu var mı diye...Sanki bu işten para kazanıyormuşum gibi ve hatta zihinsel kurtuluşum buna bağlıymış gibi uyumadım, uyuyamadım düşündüm. Kimleri düşündüm kimleri... Sonra kalktım bilgisayar başına geçip hatırlamadığım isimleri ve filmlerini düşündüm. Tek tek isim yazasım ve her ismi neden elediğimi sayasım olmadığından doğrudan vardığım sonucu açıklıyorum: Bir tane var. O da Hülya Avşar. Sanırım kendisinin fazla magazinsel bir karakter olmasından ötürü bu sonuç bana bir yanılgılı-sanma-tokadı çaktı. Ama vardığım sonuç budur. Halbuki sırf Saadettin Saran feci taşşş olduğundan saygı duyulabilir bir insan Hülya Avşar sanıyordum :P Oysaki Fatmagül'ün Suçu Ne? Fazilet. Benim Sinemalarım. Zümrüt Hanımın Taneleri. Berlin in Berlin. İki Genç Kız. Bir Kadının Anatomisi. Hiçbirinde aynı değil, dalgalı deniz misss...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder