12 Kasım 2008 Çarşamba

mükemmel bir gün

bir pazar sabahı bana yabancılığımı ve köklerimi tanıdığım o çirkin ülkeyi hatırlatan bir alışveriş merkezinde izledim filmi. telsiz ve ben izledik. ulu orta ağladım. yanımda telsiz vardı çünkü. yoksa ağlayamazdım. tek başıma olsam koşa koşa tuvalete gider, bir kabinde büzülür, öyle ağlardım. franny ve zooey'nin franny'si gibi. sevgilisinin yanında ağlayamayan. franny gibi kendimden bıktığımı ulu orta söyleyebilseydim, kendimi yollara vurabilseydim ne olurdu bilmiyorum. ama herhalde her seminerde akıllıca sorular sormaya çalışıyor olmazdım hala. kendi iki yüzlülüğümün farkında...

franny der ki:

i'm not afraid to compete. it's just the opposite. don't you see that? i'm afraid i will compete- that's what scares me. that's why i quit the theater department. just because i'm so horribly conditioned to accept everybody else's values, and just because i like applause and people to rave about me, doesn't make it right. i'm ashamed of it. i'm sick of it. i'm sick of not having the courage to be an absolute nobody. i'm sick of myself and everybody else that wants to make some kind of a splash...

so am i. i am sick of myself. and i am sick of others as well. i am frightened and sickened by human behavior.

bir başkası the catcher in the rye'da:

among other things, you'll find that you're not the first person who was ever confused and frightened and even sickened by human behaviour. you're by no means alone on that score, you'll be excited and stimulated to know. many, many men have been just as troubled morally and spiritually as you are right now. happily, some of them kept records of their troubles. you'll learn from them—if you want to. just as some day, if you have something to offer, someone will learn something from you. it's a beautiful reciprocal arrangement. and it isn't education. it's history. it's poetry...

tesellim. şiirler. romanlar. şehirler. ve yanında ağlayabildiklerim. turuncu bir kanepe. yavrucuğum kelimesi. güzel giyimli pastane sahipleri. kudra'nın "çıldırıcam" nidaları ile süpermarket sırasında öne geçmesi. çılgınlığıyla sappho. camaron. tüm vakarıyla edip akbayram. vakar kelimesinin kendisi. burçak abi. kaygısız hoppalık. biff'in "biz bize yaşlanırız" kehanetleri. dumandan belki alışmam lazım. baştan çıkarıcı gülüşler. galata kulesine sarılma fikri. şiirci. turgut uyar. denizci. palamutbükü. tesellim. iyilik sağlık güzellik.

3 yorum:

telsiz dedi ki...

mükemmel bir gün.

MAKAS dedi ki...

yaa, olabilir mi?, atlas ne diyorsun.
2 yıl önceydi, 8 kasımdı ölmek istedim. asiye abla 1ay önce yine 8 kasım dedi, aklıma bile gelmemişti.a'nın bebek haberi, ve 8 kasım, hooopp aklıma düştü, hemen takvimi açtım, nasıl olabilir yaaa..
hem mükemmel bir gündü hem de mükemmel bir gün.
değişmiş olabilir mi? tesadüf olabilir mi?

atlas dedi ki...

olabilir yavrucuğum her şey olabilir. mükemmel bir gün filminde melek yüzlü genç kadının kocasıyla evlenmeden önce karşılaşmalarını anlatışı vardı ya. hani diyor ki adam "aşk rastlantıları sever"... o aşk acı bir hatıra oluyor sonra. ratlantı. tesadüf. iyi ya da kötü. bambaşka yerlere varıyor sonra. kader. ya da demirkubuzun dediği gibi kader filminde. kader insanı kendisinden uzaklaştırıyor bazen. ya da bunu ben uydurmuş olabilir miyim?