11 Kasım 2008 Salı

elma, armut ve kel mahmut

r. ile kahve içtik bugün. yakında evlenecek, nasıl gidiyor diye sordum anlattı. iki ayrı aday ile tanışmış ailesini ziyarete gittiğinde. her ikisi de onun için uygunmuş. aileye bırakmış. anne-babası gelin adaylarının aile yaşamlarına, gelinin ailesinin geçmiş yaşamına, vs. bakıp r.'ye seçimlerini bildirecekler. şubat gibi de düğün yapacaklar.
benim eski diye bildiğim birsürü gelenek görenek mevcut onlarda. gelenek görenek olmayan başka şeyler de. yemekhaneden çıkarken elmasını yanına alacaksa peçeteye sarıyor misal. hatta kendi ülkelerinde masada yemek yemezlermiş, ayrı tabak ya da çatal bıçak kullanmazlarmış. pilavı, kuruyu ve yoğurdu kaşıkla yiyor. ben ne zaman çatalla yemeye başladım bilmiyorum ama elmamı armudumu peçeteye sarıyorum hala.
derine indik konuştukça. dedi ki "bizde yeni evlenenler ya gelinin ya da damadın ailesiyle yaşarlar. çünkü kalabalık aile yaşantısı daha eğlencelidir. iki kişi yaşarsalar, yalnız hissederler kendilerini. akşam eve geldiklerinde tek bir kişi ile mi muhabbet etmek iyi? yoksa kalabalık bir aileyle mi? hem ilerde çocuklarımız olduğunda onlar da kalabalık bir ailede büyümeliler."
biz naparız ki buralarda? genetik özelliklerim ve elimde olmayan "sürekli kendim(iz)e kızma" huyum sebebiylen bu soruyu soruyorum kendime. kalabalık aile özledim ben. babaannem uyuz etse tüm aile üyelerini. herkese karışsa, izin ondan çıksa ve hiçbirimize vermese. tüm boşluk doldurma bahanelerini "kızbaşınıza.." ile doldursa. ev çok kalabalık olsa ama tek televizyon olsa. cnbc-e'deki dizileri altyazılı olduğundan kimse izlemese, ben de izleyemesem.
-sa, -se (dilek-şart kipi): işin, oluşun, hareketin gerçekleşmesi, başka bir eylemin olması şartına bağlı olduğu durumlarda fiil tabanına –se, -sa ekleri getirilerek yapılır. hem dilek hem de şart anlamı görülebilir.
burada dilek kipi olarak kullanılmıştır.

1 yorum:

Kudra dedi ki...

Bitmeyecek gel-gitlerin ulkesinde bir tek su birikintilerimiz etkilenmiyor bu medcezirden ne garip. Merkez orduevinde bir dugune katildim gectigimiz Cumartesi. Pek şık saksafonlu kontrbasli orkestra ispanyolcalar, fransizcalar, valsler, cha cha'lar sonra bir de kasap havasi caldi, guvercin ucuverdi! Ayni orkestra caldi, ayni kalabalik ayirt etmeden her havada oynadi. Gel Dogu git Bati ya da sen gel Bati sen git Dogu. Sirayla gelin Dogu ve Bati. Nerem Dogu nerem Bati? Kulturel sizofreni bu `Yarali Bilinc`te anlatilan...Ben de ozluyorum hep buyuk aileyi, sonra boguluyorum hemen. Cocukluktaki gibi olmuyor, insanin ustune ustune geliyor buyumek, gozune gozune giriyor hayat, gulup gecemiyorsun, takilip kaliyorsun...
Ah bir zengin olsam...