28 Ocak 2008 Pazartesi

Ne Çeşit bir Mutsuzluk Peşindesin?


Aradığımın mutluluk olduğunu sanmaktan nasıl vazgeçtim?

S ile mutluluk üzerine uzun bir konuşma yapıp, "Evet ya, mutlu olmak değil aslolan" diye bağlamıştık. Bağladığımız yerde de bırakmıştık da sonra S, Cesur Yeni Dünya'yı okudu, hatırlattı bana. Yine konuştuk neden hep mutsuzluk haberleri en fazla reytingi alır, sadece televizyonda da değil böyle, dostlar arasında bile, diye. Mutluluk böyle tek başına olduğu gibi nasıl da sıkıcıdır, diye. Tüm mutlu sonlu filmlerde bile mutluluğu öyle dümdüz veremezler de yanlış anlamalar, terslikler, hatalar, komikliklerle karıştırıp verirler, diye.

S bir diyalog okudu kitaptan. O diyalogda, Yeni Dünyanın yaratıcılarından biri Vahşi'ye şu minvalde bir şeyler diyordu "İnsanlar mutluluğu aradıklarını söyleyip dururlar. İşte mutluluk bu, böyle kısır, düz, basit ve sıkıcı. Mutsuzluğun ihtişamının yanında nedir ki mutluluk? Siz mutsuz olma hakkınızı geri istiyorsunuz esasen."

Anna Karenina'nın ünlü açılışı geldi hemen aklıma: Tüm mutlu aileler birbirine benzer ama her mutsuz ailenin hikayesi ayrıdır.

Sonra hep-bir-mutlu-insanlar'ın yanında ne çok sıkıldığımızı konuşmaya başladık. Akıl vermekten başka yapacakları bir şey yoktu ve biz mutsuzların muzdarip olduğu şey ne yapılması gerektiğini bilmemek değildi. Sadece anne-babalar ister sıkıcı ve mutlu olsun çocukları diye kanaat getirdik. Bir de belki çocukken mümkündü mutluluk, daha kolay, düz, basitti her şey çünkü, dedik.

Mutluluğu tek başına kaldırmak o en tavşan hop zıp haliyle zor ama yine de mutlu son olsun değil mi, umut versin, iç açsın, hafif gelsin, yormasın. Mutluluk orada öyle dursun, ama olmasın... Gırrrrrrr... Mutluluğun farklı tanımlamalarını yapmaya çalışmak-- yani mesela aslında mutluluk basit bir şeydir, ben içkim ve sigaram... ya da özgür olmak, havayı ciğerlerine çekmek, yağmurda ıslanmak vs.-- üzerine zurna havalarından geçip, mutsuzluğun özel halleri peşinde koştuğumu farkettim hemen ve şimdilerde ne çeşit bir mutsuzluk peşinde olduğumu plan etmekle meşgulum efendim.

Hiç yorum yok: