5 Ağustos 2012 Pazar
Rüya
2 yıldır çalıştığım işyerini 3-4 ay önce ilk kez rüyamda gördüğümde kendimi inanılmaz derecede rahatsız hissettim. Bu işe düzenli ve güvenilir bir gelir için girmiştim ve yeteneklerimin ve birikimimin epeyce altında bir işi yaparak bir önceki maaşımın 3 katını kazanacaktım. Fakat gene asistan olacaktım. Halbuki asistanlık için artık hem fazla tecrübeli hem de fazla yaşlıydım. Ama tamam, kendimi bu işle, taşıdığım "sıfat"la özdeşleştirmeyecek, mesai saatleri dışında iş düşünmeyecek, tezimi yazmaya odaklanacaktım. Öyle ki yeni arkadaşlar edinmeye bile hiç mi hiç gönlüm yoktu. Fakat işle ilgili bir rüya görmek demek oluyordu ki kaptırmıştım kendimi. İçeri bir şeyler sızmıştı işte.
Tezimden ve okuldan uzaklaştıkça hissettiğim suçluluk duygusunu işle ve meşguliyetle telafi etmeye çalıştığımı düşünüp kendimi rahatlatmaya çalıştım. Ben kendimi rahatlattıkça bu istenmeyen iş daha fazla yer bulur oldu kendine rüyalarımda.
Yenilerde bir kitap okudum. Tüm cesaretinle kendini gerçekleştirmeye çalışmanın gerekliliğinden bahseden, varoluşçu felsefeyle iyimserce yazılmış bir kitap. Farkettim ki ben nihai bir seçim yapmaktan ve belli bir işe/kariyere vs. bağlanmaktan çok korkuyorum çünkü her bir kararın diğer kararları imkansızlaştırdığını ve beni o çok inandığım "yüksek" potansiyelimi gerçekleştirmekten uzaklaştırdığını düşünüyorum.
Aslında korktuğum şey ölüm. Ölümlülük.
Bu korkuyla yüzleşmemek için daha istemeden vazgeçmeye alıştırmışım kendimi ve en istemediğim şekilde teslim olmuşum ölümlülüğe...
Bu işi bırakmalıyım tamam, olmuyor çünkü böyle. Ama bu sefer bağlanmak üzere terketmeliyim. Gerçekten istediğim bir şey için.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder