17 Ocak 2011 Pazartesi

madde 8 - sulu yemek

sevgili atlas,

sizin oralarda yıkanmış, paklanmış ter temiz ıspanaklar satılıyor poşetlerin içinde. onlardan bir paket alıyorsun, türk olduğun için bir de sen yıkıyorsun. olsun. sonra bir tutam alıp eline, ekmek tahtasının üzerinde, böyle salataya marul doğrar gibi 0,8 cm kalınlığında doğruyorsun. bu doğradığın ıspanaklar kenarda beklerken, orta büyüklükte bir soğan alıp, onu da ince ince doğruyorsun. tencerenin içine biraz zeytin yağı döküp bu soğanları atıyorsun. biraz kavurup "pembeleşince" yarım çorba kaşığı salça atıyorsun. onu da kavurduktan sonra ıspanağı aıyorsun içine. ıspanaklar gözüne çok gelebilir, tencerenin kapağını kapatıp biraz kavrulmasını beklediğinde pısıcaklar, korkma. arada bir tahta kaşıkla karıştır. sonra böyle yarım su bardağı kadar -çok olmasın- pirinç yıka. vahşi olsa da olur tabi :) ıspanakların rengi tamamen koyulaştığında, büzüşüp azıcık kaldığında ve sen yeterince kavrulduğuna kani olduğunda, bu pirinçleri yıkayıp içine atıyorsun. sonra ıspanakların üstü kapanacak seviyede su dolduruyorsun. soğuk su koysan olur, no problem. biraz da tuz atıyorsun. tencerenin kapağını kapıyorsun, o kaynıyor. kaynadıktan sonra altını kıs ocağın. bi 5-10 dk sonra tamamen kapat. bir de yanına sarmısaklı yoğurt yap, oh afiyetle ye. ama yoğurdu, ıspanak çok sıcakken dökme, kesilirmiş. kesilmek ne demek bilmiyorum. öğrenirsem yazarım.
sağlıcakla,
telsiz.

not: belim daha iyi, sabah akşam egzersizlerimi yapıyorum, merak etme :)

1 yorum:

atlas dedi ki...

ah çok teşekkür ederim. bu kolaymış hakkaten. bu hafta kıymalı brokoli gibi saçma bir yemek yaptım. ve tabii yanında vahşi pilav :) haftaya bunu yapayım.