24 Ocak 2010 Pazar

göğün yüzü

bir yeri sevmeye gökyüzünden başlıyorum ben. bulutlarından. ufuk çizgisinden. akşam üstü kızıllığından. bugün aylardır görmediğim güzellikte bir kızıl pembe gün batışı gördüm. anladım burayı da sevdiğimi. bir gün dönmek isteyeceğimi. rüyalarım gene tanınmaz halde. aklımda bir gülüş. şu bulutlar beni koynuna alsın. akıl olmayayım. beklenti olmayayım. kaygı olmayayım istiyorum. aşık oluyorum. sonra bir turgut uyar şiiri gibi. uyumsuz. eğreti. aşk geldiği gibi, hafif aksak gidiyor. tutmak istemiyorum. tutunmak istemiyorum. gün batımını izler gibi izlemek istiyorum sadece.
sevgili kudra, sınır işi akıl işi. aklını susturamayanların işi. oysa sen ruhunla bir şeyi isteyip başarabilirsin. ruhunun dizginleri senin elinde. inandığın her şeyi yapabilirsin. ölümle uzlaşmak zor. ama belki ölümsüzlüğe inanabilirsin. biz karada yaşayan varlıkları inandırabilirsin. biliyorum. çünkü en sevdiğim, balıksın. tıpkı einstein gibi. peki söyle bakalım ben bu "yapısal" melankoli yatkınlığıyla nasıl baş edeceğim. aklımı susturmak böyle zorken. işim akıl işiyken. üstelik sınırlarla yaşamaya alışmışken. gene de bir gün batımında ağlamak istediğimde. ve birden bire aşık olup her şeyi yakmak istediğimde. aklımla kalbim arasında uzun, upuzun, dünyanın yörüngesi kadar uzun bir mesafe varken ben nasıl kendimi büyüteceğim. ve pişman olmayacağım. yaptıklarımdan. ve yapmadıklarımdan.

1 yorum:

Kudra dedi ki...

Atlas, Vavien'e beraber gideriz tamam.
Aklı susturmak konusunda, benim gibi şalterini hiçbir zaman indiremediği için doğru düzgün uyku bile uyuyamayan bir zavallının söyleyecek pek bir şeyi yok :( Ama sanırım bu konuda Jedi'lardan bir şey öğrenebiliriz. Aaa bak mesela Jedi'ları bulabileceğimize benimle beraber inanırsan aklın biraz susabilir :)
Şimdi hemen aramak istedim seni ama saat 5:12 olmuş...