O kaplumbağayı ezen arabanın içindeydim ben. Zoolog olmasaydım; sadece kırılan plakların supracaudal plaklar olduğunu anlamazdım, yine bu kadar üzülürdüm. Nasıl dönüp baktın sen bana öyle.
Bana aşık bir adam var. Okadar çok az zamanım, okadar çok işim var ki, çok insan ve az zaman. Ancak Perşembe akşamı çıkabiliriz dedim. İş seyehatinden 9’da dönebileceğimi, arabamın o kaplumbağayı ezeceğini nerden bilebilirdim.
Özür diledim, birde duş alıp iyice gecikerek çıktım. İkimizin hayali olsun biff, o bebeği birlikte büyütelim. Sen o bebeği nereden biliyorsun diyeceğim sırada teyzem ve eniştemin, bütün eşyaları köye gidecek kamyona yükledikleri için bana gelecekleri telefonu geldi. Çok sevdiğim hüs, diplomanı almak, bazı mülakatlara girmek için 10 gün bizde kalabilirsin demiştim ama teyzemler geliyor çık evden diye telefon ettim. O kaplumbağayı ezen arabanın içine, kendi paramı kazanmak, bu şehirde tek başıma bir hayat kurmak için biniyorum. Sadece kaplumbağa eziliyor, istediğim özgür hayat haylimde. 40 tane kuzenim 40 yılda bir benden bir şey isteyince, 40 yıllık arkadaşlarım evden çıkarılıyor. Öyle değil aslında, hepinizi çok seviyorum, kendimi unutacak kadar. Yetemiyorum.
Eğer evli olsaydım; şimdi rahatsız etmeyelim olurdunuz, ama yalnız bir kız rahatsız olmaz, olurmu hiçç, aaa olmaz olmaz. 28 yaşındayım beeeennnnnnnn. Aşık adama dönüp; al beni buralardan götür diyemeyeceğime göre, boşver çocuk büyütmeyi, biff yeniden çocuk olsun denirmiydi acaba?
yarın, erkenden kalkıp, asla olmak istemediğim,olmayacağımda bir şey için, sırf babam istiyor diye o aptal sınava gireceğim, Isparta’da en yakın arkadaşım evleniyor. Sınava valizimle gidip çıkışta beni bekleyen arabaya bineceğim. Küçükken gelinliğin beyaz olduğunu bilmediği için pembe prenses olmak istermiş. Pembe ayakkabılı bir gelin, bana iyi gelirmisin acaba?
Bütün hafta boyunca toplam 18 saat uyudum, ablam yalnız başına üzülmenin büzülmek olduğunu öğrendiği için, bütün hafta birlikte üzüldük, akabinde ben büzüldüm.
Derdimi unutturdunuz ey ahali, mutsuzdum ben.
Kuralsız yaşayamıyorum bari kuralsız yazayım. Telsiz, okumadan yazıyı yayınla’ya basacağım, bir dahada okumayacağım. Yazımı düzeltme olurmu? Sen yapma bari. Seni ve bugün bana yeniden cızır cızır “istediğin kara kışta sarı yaz” diyen sezen aksuyuda seviyorum.
Şimdi telsiz, telsizim! Buradaki, -ki ayrı değil diye yazıyı okumaktan vazgeçmeyip buralara kadar geldiysen eğer, bir sorum var.
Sizin eve, telgraf çekilir mi?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
düzeltmedim ki hiç. okudum da sabredip. ama bir dahaki yazında sen dikkat et olur? o zaman sen rahat, ben rahat.
Yorum Gönder